Neee!? Bedavaya Dünyayı mı Geziyorlarmış?

Eğer indirimli personel biletiyle uçuyorsanız her şey harikadır. Çok ucuza dünyayı geziyorsunuzdur. Hatta bazen şansınız yaver giderse business sınıfta bile uçuyorsunuzdur. Dışarıdan bakanlar durumu yalnızca bu yönleriyle görerek “işiniz iş, bedavadan dünyayı geziyorsunuz” diyorlar genellikle ancak kazın ayağı her zaman öyle değil. Şimdi gelelim fasulyenin faydalarınaaaaa… Eğer uçakta boş koltuk yoksa günlerce uçağa binemeyebilir; örneğin New York’ta 1 hafta mahsur kalabilirsiniz (çıkacak ekstra otel, yeme-içme vb. masraflardan söz etmeme gerek yok sanıyorum). Net çizgilerle belirlenmiş bir dizi giyim kuralına uymak zorundasınızdır; yani Phuket-Doha hattında tüm yolcuların şort ve parmak arası terlikle bindiği uçağa, sıcaktan ve nemden vücudunuza yapışan gömlek, kumaş pantolon ve kösele ayakkabı kombosuyla binerken “Ne yapıyorum ben!” dersiniz kendi kendinize. Uçakta boş koltuk yoksa ve pilot müsaade ederse, “jump-seat” denilen açılır-kapanır ve son derece rahatsız hostes koltuğunda seyahat etme hakkınız da vardır.

Samet Kaşık

Bu fotoğraf, Konya’dan İstanbul’a son anda “jump-seat”e kabul edilerek dönüşümüzün fotoğrafıdır; 1 saat jump-seat yolculuk kimseyi öldürmez lakin aynısını 16 saatlik Arjantin-İstanbul seferinde yaşamışlığımız da vardır (buradan “Sizi business’a da mı alıyorlar?!” diyenlere selam olsun). Havayolu personeli Özgüncüğüm sağ olsun, oldukça komik rakamlara uçak yolculuğu yapabilmek ve dünyayı dolaşmak çok büyük lüks ancak kendi içinde birçok riskleri ve olumsuz yönleri olduğunu da bir tarafa not etmek lazım. Durumun aslını bilen yakın arkadaşlarımdan birçoğunun almaya razı olmayacağı riskler bunlar, ancak bizim için önemli olan bir yere varabilmek ve yeni yerler keşfetmek olduğundan, mutlulukla göze aldığımız durumlar… Şans eseri business sınıfı seyahat etmek çok hoş olabilir tabi ki ama jump-seat ile gitmek de çok üzmez bizi 🙂
Dünya büyük keşfet!

tam bir dijital çağ adamı.. ortaçağ’da yaşamış olsaydı muhtemelen melankolik bir edebiyatçı olur, kendini dağlara vurur ya da nehirlere atardı. ama onun bahtına bu çağ düştü, o da dijital medya gurusu oldu, iyi oldu, çok da güzel oldu.

Bir Cevap Yazın

Site Footer